Uluslararası bir jeolog ekibi, teknoloji ve savunma sanayii açısından büyük önem taşıyan nadir toprak elementlerinin (REE) oluşumuna dair eski teorileri altüst eden çarpıcı bulgulara ulaştı. Adelaide Üniversitesi’nden Profesör Carl Spandler liderliğindeki araştırmacılar, bu değerli madenlerin ortaya çıkmasında “manto sorguçları” yerine, milyarlarca yıl önce gerçekleşen dalma-batma süreçlerinin belirleyici rol oynadığını keşfetti.
Uzun süre boyunca bilim insanları, nadir toprak elementlerinin Dünya’nın derinliklerinden yüzeye çıkan sıcak magma akıntıları ile oluştuğunu düşünüyordu. Ancak 1,8 milyar yıllık jeolojik verileri inceleyen ekip, bu yatakların çoğunluğunun antik levha hareketleriyle bağlantılı olduğunu ortaya koydu.
Araştırma sonuçlarına göre, bir tektonik levhanın diğerinin altına girdiği dalma-batma bölgelerinde manto tabakasının kimyasal olarak zenginleştiği belirlendi. Bu zenginleşmiş alanlar, yüz milyonlarca yıl süresince korunarak daha sonra magmanın yükselmesiyle ekonomik değeri yüksek maden yataklarına dönüştü. Analizler, son 1,8 milyar yıl içerisinde oluşan nadir toprak yataklarının %72’sinin antik dalma-batma bölgeleriyle ilişkili olduğunu gösterirken, daha eski yataklarda bu oranın %92’ye kadar çıktığı saptandı. Ayrıca, nadir toprak elementi içeren karbonatit kayaçlarının %67’sinin altında bu antik süreçlerin izleri bulundu.
Profesör Spandler, bu bulguların maden arama çalışmalarında devrim yaratarak jeologların rastgele değil, antik levha sınırlarını izleyerek daha yüksek başarı oranıyla potansiyel rezervleri tespit etmelerini sağlayacağını öngörüyor. Nadir toprak metalleri, akıllı telefonlardan elektrikli araç bataryalarına, rüzgar türbinlerinden gelişmiş askeri mühimmatlara kadar birçok alanda kritik bir hammadde olarak değerlendiriliyor.