Türkiye’nin köklü pompa üreticilerinden MASDAF’ın CEO’su Erhan Özdemir, pompa sektöründeki dönüşüm, enerji verimliliği ihtiyacı ve yerli üretimin geleceğine yönelik sorularımızı yanıtladı. Özdemir, pompanın, insanların bulunduğu her alanda kritik bir altyapı unsuru olduğuna dikkat çekerek, “Binaların bodrum katlarından alışveriş merkezlerine, şehirlerin su hatlarından büyük altyapı projelerine kadar pompalar hayatın içinde. Türkiye’de sektör 50 yıl civarında bir geçmişe sahip. Biz de kurucumuzun (Özer Polatoğlu) girişimiyle 47 yıl önce yola çıktık” diye konuştu.
Dış denge ithalat lehine
Pompa imalatında yüksek teknolojiye geçişin sektör için kritik önemde olduğunu belirten Özdemir, MASDAF’ın bu alanda AR-GE yatırımlarını hızlandırdığını söyledi: “Daha teknolojik pompalar üretmek için uzun vadeli yatırım ve mühendislik gerekiyor. Biz de bu nedenle son dönemde yeni nesil pompa projelerimize ağırlık verdik. Finansmanı tamamlanan yüksek teknoloji ürünümüz üzerinde iki yıldır çalışıyoruz. Bunu global pazarda üst segmentte konumlandıracağız.” Türkiye’de pompa sektöründe yüzde 60 ithalat, yüzde 40 yerli üretim dengesinin bulunduğunu ifade eden Özdemir, bu tablonun yerli üreticilerin desteklenmesiyle değişebileceğini söyledi. Özdemir, sözlerini şöyle sürdürdü: “İthal ikamesi için çalışmak lazım ama kamuda da pozitif ayrımcılık olmalı. İthal edilen pompaların daha yüksek teknolojili olmasından kaynaklı olarak denge ithal lehine. Katma değerli ürünlere şirketlerin yatırım yapması uzun vadeli bir iş. Kamu, özellikle yangın sistemleri ve enerji verimliliği konularında güçlü yönetmelikler hazırladı. Ancak en önemli konu uygulama ve denetim.”
Özdemir, pompa sektöründe yerli üretim payını yüzde 40’tan yüzde 50’ye çıkarmayı hedeflediklerini anlattı. “Ağır imalat ve yüksek mühendislik gerektiren bir sektörüz. Bu nedenle sürdürülebilir yatırım ve güçlü öz sermaye gerekiyor. Enerji verimliliğini artıran ve katma değer üreten ürünlerle hem iç pazarda hem ihracatta büyümeye devam edeceğiz” diyen Özdemir, şirket olarak, santrifüj pompa alanına odaklandıklarını ifade etti. Özdemir, dünyada tüketilen elektriğin beşte birinin pompalar üzerinden gerçekleştiğini hatırlatarak enerji verimliliğinin önemini vurguladı. Özdemir, “Kullanılan pompanın doğru kapasitede tasarlanması çok önemli. Gereğinden büyük pompa seçildiğinde sistem düşük verimle çalışıyor. Bizim AR-GE tarafında en çok odaklandığımız konu, daha az enerji tüketen, daha verimli pompalar geliştirmek” dedi.
Şehirler büyüdükçe daha güçlü pompalara ihtiyaç duyuluyor
Dünyada metropollere dışarıdan su tedarik etmek şeklinde bir eğilim olduğuna dikkat çeken Özdemir, “Türkiye’de nüfus artıyor. Şehirlerin su ihtiyacı artıyor. Melen’den İstanbul’a su, pompalar sayesinde taşınıyor. Bu da enerji tüketimi demek. Bir de şehir merkezleri dikey büyüyor. Bu yüzden daha güçlü pompalar gerekiyor” ifadelerini kullandı. Pompa sektörünün iç pazarda kentsel dönüşüm merkezli bir büyüme yakaladığını anlatan Özdemir, pazarın yüzde 10’unun bireysel taleplerden, kalanının ise büyük projelerden oluştuğu bilgisini paylaştı.
“Rus pazarındaki boşluğu dolduramadık”
Özdemir, Avrupalıların Rus pazarından çıkması sayesinde burada bir fırsat doğduğunu fakat Türk üreticilerin bu boşluğu dolduramadığını not etti. Özdemir, “Biz doldurmaya kalktık ama ruble ile bir alım satım yapabiliyorsunuz veya yapamıyorsunuz” diye konuştu.
Savunmada yerli ürün şart
Şirket olarak savunma sanayiine yönelik projelerde yer aldıklarını anlatan Özdemir, “Deniz Kuvvetleri’nin modernizasyon projelerinde yer alıyoruz. Hücum botlarında ve diğer askeri gemilerde kullanılan bronz gövdeli pompaları üretiyoruz. Yerli denizaltı projesinde de yer alma hedefimiz var. Bu alanda yerli üretimin desteklenmesi çok önemli” diye konuştu. Özdemir, “Bina pompasını yurt dışından alırsınız ama savunma sanayiinde geminin pompası yerli olmalı. Yatlar için ithal pompa kullanılıyor. Tankerlerde ise yerli ürün veriyoruz” bilgilerini paylaştı.
“Değerli TL ihracatta kârlılık sıkıntısı yaratıyor”
“850 bin euroya pompa var. 8 milyon euroya da var” diyen Özdemir, “Nükleer santrallerde kullanılanlar çok daha pahalı. Özellikli işlerde ayrı bir sertifikasyon var” bilgisini verdi.
İç pazarda Çin etkisi var olsa da bunun genelde basit ürünleri kapsadığını not eden Özdemir, sözlerini şöyle sürdürdü: “Her sektördeki gibi TL’nin reelde değerli olması ihracat tarafında kârlılıkta sıkıntı yaratıyor. Personel giderleri artıyor, kur giderleri karşılamak için yeterli seviyede değil. Pompa üretimi ağır bir imalat ve teknoloji içeriyor. Paranız olsa da hadi bir pompa fabrikası fabrikayı kurayım deseniz de kolay değil. Öz sermayesi güçlü bir sektörüz.”