Haber

Pompadaki dış açığı teknoloji kapatabilir

Toplam enerji tüketiminin yüzde 20’sinin pompalardan kaynaklandığını belirten MASDAF CEO’su Erhan Özdemir, Türkiye’nin pompada dış açık verdiğine dikkat çekti. Açığın yüksek teknolojili üretime geçilememesinden kaynaklandığını söyleyen Özdemir, “Teknolojik pompalar için uzun vadeli yatırım gerekiyor” dedi.

Türkiye’nin köklü pom­pa üreticilerinden MAS­DAF’ın CEO’su Erhan Özdemir, pompa sektöründeki dönüşüm, enerji verimliliği ihti­yacı ve yerli üretimin geleceğine yönelik sorularımızı yanıtladı. Özdemir, pompanın, insanların bulunduğu her alanda kritik bir altyapı unsuru olduğuna dikkat çekerek, “Binaların bodrum kat­larından alışveriş merkezlerine, şehirlerin su hatlarından büyük altyapı projelerine kadar pom­palar hayatın içinde. Türkiye’de sektör 50 yıl civarında bir geç­mişe sahip. Biz de kurucumuzun (Özer Polatoğlu) girişimiyle 47 yıl önce yola çıktık” diye konuştu.

Dış denge ithalat lehine

Pompa imalatında yüksek tek­nolojiye geçişin sektör için kritik önemde olduğunu belirten Özde­mir, MASDAF’ın bu alanda AR-GE yatırımlarını hızlandırdığını söyledi: “Daha teknolojik pompa­lar üretmek için uzun vadeli yatı­rım ve mühendislik gerekiyor. Biz de bu nedenle son dönemde yeni nesil pompa projelerimize ağırlık verdik. Finansmanı tamamlanan yüksek teknoloji ürünümüz üze­rinde iki yıldır çalışıyoruz. Bu­nu global pazarda üst segmentte konumlandıracağız.” Türkiye’de pompa sektöründe yüzde 60 it­halat, yüzde 40 yerli üretim den­gesinin bulunduğunu ifade eden Özdemir, bu tablonun yerli üre­ticilerin desteklenmesiyle de­ğişebileceğini söyledi. Özdemir, sözlerini şöyle sürdürdü: “İthal ikamesi için çalışmak lazım ama kamuda da pozitif ayrımcılık ol­malı. İthal edilen pompaların da­ha yüksek teknolojili olmasından kaynaklı olarak denge ithal lehi­ne. Katma değerli ürünlere şir­ketlerin yatırım yapması uzun vadeli bir iş. Kamu, özellikle yan­gın sistemleri ve enerji verimliliği konularında güçlü yönetmelikler hazırladı. Ancak en önemli konu uygulama ve denetim.”

Özdemir, pompa sektöründe yerli üretim payını yüzde 40’tan yüzde 50’ye çıkarmayı hedefle­diklerini anlattı. “Ağır imalat ve yüksek mühendislik gerektiren bir sektörüz. Bu nedenle sürdü­rülebilir yatırım ve güçlü öz ser­maye gerekiyor. Enerji verim­liliğini artıran ve katma değer üreten ürünlerle hem iç pazarda hem ihracatta büyümeye devam edeceğiz” diyen Özdemir, şirket olarak, santrifüj pompa alanına odaklandıklarını ifade etti. Öz­demir, dünyada tüketilen elekt­riğin beşte birinin pompalar üze­rinden gerçekleştiğini hatırlata­rak enerji verimliliğinin önemini vurguladı. Özdemir, “Kullanılan pompanın doğru kapasitede ta­sarlanması çok önemli. Gere­ğinden büyük pompa seçildiğin­de sistem düşük verimle çalışı­yor. Bizim AR-GE tarafında en çok odaklandığımız konu, daha az enerji tüketen, daha verimli pompalar geliştirmek” dedi.

Şehirler büyüdükçe daha güçlü pompalara ihtiyaç duyuluyor

Dünyada metropollere dışarı­dan su tedarik etmek şeklinde bir eğilim olduğuna dikkat çe­ken Özdemir, “Türkiye’de nüfus artıyor. Şehirlerin su ihtiyacı ar­tıyor. Melen’den İstanbul’a su, pompalar sayesinde taşınıyor. Bu da enerji tüketimi demek. Bir de şehir merkezleri dikey büyüyor. Bu yüzden daha güçlü pompalar gerekiyor” ifadelerini kullandı. Pompa sektörünün iç pazarda kentsel dönüşüm mer­kezli bir büyüme yakaladığını anlatan Özdemir, pazarın yüz­de 10’unun bireysel taleplerden, kalanının ise büyük projelerden oluştuğu bilgisini paylaştı.

“Rus pazarındaki boşluğu dolduramadık”

Özdemir, Avrupalıların Rus pazarından çıkması sayesinde burada bir fırsat doğduğunu fakat Türk üreticilerin bu boşluğu dolduramadığını not etti. Özdemir, “Biz doldurmaya kalktık ama ruble ile bir alım satım yapabiliyorsunuz veya yapamıyorsunuz” diye konuştu.

Savunmada yerli ürün şart

Şirket olarak savunma sanayiine yönelik projelerde yer aldıklarını anlatan Özdemir, “Deniz Kuvvetleri’nin modernizasyon projelerinde yer alıyoruz. Hücum botlarında ve diğer askeri gemilerde kullanılan bronz gövdeli pompaları üretiyoruz. Yerli denizaltı projesinde de yer alma hedefimiz var. Bu alanda yerli üretimin desteklenmesi çok önemli” diye konuştu. Özdemir, “Bina pompasını yurt dışından alırsınız ama savunma sanayiinde geminin pompası yerli olmalı. Yatlar için ithal pompa kullanılıyor. Tankerlerde ise yerli ürün veriyoruz” bilgilerini paylaştı.

“Değerli TL ihracatta kârlılık sıkıntısı yaratıyor”

“850 bin euroya pompa var. 8 milyon euroya da var” diyen Özdemir, “Nükleer santrallerde kullanılanlar çok daha pahalı. Özellikli işlerde ayrı bir sertifikasyon var” bilgisini verdi.

İç pazarda Çin etkisi var olsa da bunun genelde basit ürünleri kapsadığını not eden Özdemir, sözlerini şöyle sürdürdü: “Her sektördeki gibi TL’nin reelde değerli olması ihracat tarafında kârlılıkta sıkıntı yaratıyor. Personel giderleri artıyor, kur giderleri karşılamak için yeterli seviyede değil. Pompa üretimi ağır bir imalat ve teknoloji içeriyor. Paranız olsa da hadi bir pompa fabrikası fabrikayı kurayım deseniz de kolay değil. Öz sermayesi güçlü bir sektörüz.”