Dünya, 28 Nisan 2026 itibarıyla yeni bir Soğuk Savaş dönemine girdi. Beyaz Saray’a yakın kaynaklardan edinilen bilgilere göre, İran ile ABD ve İsrail koalisyonu arasındaki çatışma, artık yalnızca finansal yaptırımlar ve deniz kuvvetleri müdahaleleriyle sınırlı kalmayıp, askeri bir teyakkuz sürecine dönüştü. Hürmüz Boğazı’ndaki tıkanıklığın yakın zamanda çözüleceği görünmüyor; bu durum dünya genelinde enerji fiyatlarını etkileyerek Soğuk Savaş atmosferini yeniden canlandırdı. Enerji fiyatlarının yüksek kalması beklenirken, herhangi bir sıcak çatışmanın çıkma olasılığı, 2026 yılına damgasını vurmuş durumda.
**KAYGILAR ARTIYOR**
ABD’li yetkililer, ülkenin donmuş bir çatışma sarmalına sürüklenmesinden endişe ediyor. Bu senaryo, ABD güçlerinin bölgede uzun süre kalmasını ve Hürmüz Boğazı’nın kapalı kalmaya devam etmesini öngörüyor. Taraflar, birbirlerinin hamle yapmasını ya da geri adım atmasını bekliyor. Başkan Trump, yeni askeri saldırılar düzenlemek ile İran’a yönelik finansal yaptırımların müzakereleri başlatmasını umut etmek arasında kararsız kalmış durumda. Trump’ın çevresindekiler, “İran’ın anladığı tek şey bombalar” ifadesini kullandığını belirtiyor. Bir danışman ise, “Trump bu durumdan bıktı ama hâlâ gerçekçi; güç kullanmak istemiyor, fakat geri adım atmayı da düşünmüyor” dedi.
**SİYASİ BELİRSİZLİK**
ABD’de yaklaşan ara seçimler, bu belirsizliği daha da karmaşık hale getiriyor. Başkan Trump için bu süreç, siyasi ve ekonomik açıdan en kötü senaryo olarak değerlendiriliyor. Danışmanları, çözüm yolları ararken, bazı üst düzey isimler askeri operasyona geçmeden önce ekonomik baskının artırılması gerektiğini savunuyor. Dışişleri Bakanı Marco Rubio, “İran üzerindeki yaptırım seviyesi olağanüstü; bu baskıyı artırabileceğimizi düşünüyorum. Dünya genelindeki diğer ülkelerin de bu felç edici yaptırımlara katılmasını umuyoruz” dedi. Trump, aynı zamanda Lindsey Graham gibi şahinlerle İran’daki krizi tartışıyor ve Graham, rejimin davranışlarının sorunun temelini oluşturduğunu belirterek Trump’a pozisyonunu koruması çağrısında bulunuyor.
**NÜKLEER MÜZAKERELERDE DURAKLAMA**
İran, Hürmüz Boğazı’nın açılması karşılığında gemi ablukasının kaldırılmasını talep eden bir teklif sundu. Ancak bu teklif, İran’ın nükleer programının müzakereye açılmasını içeren bir madde içerdiği için, Trump tarafından yeterli bulunmadı. Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, Başkanın kırmızı çizgilerinin hem ABD halkına hem de İran’a net bir şekilde iletildiğini belirtti. Nükleer silahsızlanma hedefi, hala ABD’nin en önemli şartı olmayı sürdürüyor.
**HÜRMÜZ BOĞAZI’NDA SÜREKLİ TANSİYON**
İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatıp petrol tankerlerinden geçiş ücreti talep etmesi, Soğuk Savaş ortamını daha da derinleştiren bir faktör haline geldi. Dünya ham petrol arzının yaklaşık yüzde 20’sinin geçtiği bu su yolunda, ABD ordusu İran bayraklı gemileri hedef alırken, İran da ABD müttefiki gemilere saldırıyor. Bazı gemiler, ablukanın üstesinden gelmeyi başarsa da, ABD yönetimi savaşta kullanılabilecek malzemeler taşıdığı iddia edilen tankerlere el koymaya devam ediyor. Trump, nükleer program endişeleri giderilen yeni bir anlaşma imzalanana kadar bu deniz ablukasını kaldırmayacağını açıkça ifade etti.
**YAPTIRIMLAR GÜÇLENİYOR**
Aynı zamanda ABD, ablukanın hedef listesini genişleterek, öncelikli hedeflerin yanı sıra finansal kuruluşlar ve nakliye şirketlerini de kapsayacak şekilde yaptırımlar uygulamaya başladı. Hazine Bakanı, bu yaptırımların Çin’deki küçük rafinerileri bile etkileyecek şekilde her yönüyle uygulanacağını duyurdu. Tüm bu gelişmeler, dünya genelinde gerginlik ve belirsizlik ortamını artırmaya devam ediyor.