Macron’un Açıklaması: Fransa ve İngiltere’den Hürmüz Boğazı İçin Ortak Strateji

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Pazartesi günü yaptığı bir basın toplantısında, Birleşik Krallık ile birlikte Hürmüz Boğazı’ndaki güvenliği sağlamak amacıyla uluslararası bir konferans düzenleyeceklerini açıkladı. Macron, bu girişimin temel amacının boğazda “seyrüsefer özgürlüğünü yeniden sağlamak” olduğunu vurguladı. Planlanan misyonun tamamen savunma odaklı olduğunu belirten Macron, sürecin hızla başlatılabileceğini ifade etti.

Bu gelişme, bölgedeki gerilimlerin arttığı bir zamanda gerçekleşti. İran, 28 Şubat’ta ABD ve İsrail’in başlattığı saldırılar sonrasında, stratejik öneme sahip Hürmüz Boğazı’nı fiilen kapatmıştı. ABD ise geçtiğimiz hafta İran ile yapılan müzakerelerin başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından, İran limanlarına yönelik deniz ablukası başlatacağını duyurdu.

Fransa ve İngiltere, Hürmüz Boğazı’ndaki krize yaklaşımda ABD’den farklı bir tutum sergiliyor. Her iki ülke de askeri çatışmaları derinleştirecek adımlardan kaçınırken, önceliği diplomasi ve uluslararası iş birliğine veriyor. Paris ve Londra, enerji arzı ile küresel ticaret açısından kritik öneme sahip olan Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasını “stratejik öncelik” olarak ilan etti.

İngiltere Başbakanı Keir Starmer, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran limanlarına yönelik deniz ablukası planına karşı çıktı. Londra yönetimi, bu tür askeri hamlelerin bir parçası olmayacağını net bir şekilde belirterek, mevcut askeri varlıklarının yalnızca savunma ve deniz güvenliği amaçlı olduğunu vurguladı. Starmer, Hürmüz’ün kapalı kalmasının küresel enerji fiyatlarını artırdığını ve çözümün askeri müdahale değil, boğazın tamamen açılması olması gerektiğini ifade etti.

Fransa Cumhurbaşkanı Macron da ABD’nin abluka planına destek vermediğini açıkça belirtti. Paris, krizin askeri baskı ile değil, “barışçıl ve çok uluslu bir deniz misyonu” ile çözülmesi gerektiğini savunuyor. Macron’un önerdiği model, doğrudan çatışmanın tarafı olmayan ve tamamen savunma amaçlı bir yapı olarak tasarlandı. Bu yaklaşım, Fransa’nın gerilimi azaltma ve deniz ticaretini güvence altına alma stratejisinin merkezinde yer alıyor. İki ülkenin ortak stratejisi, ABD’nin tek taraflı askeri hamlelerine katılmadan bağımsız bir Avrupa çözümü geliştirmek üzerine yoğunlaşıyor. Bu bağlamda Paris ve Londra, Hürmüz’de seyrüsefer güvenliğini sağlamak için çok uluslu bir girişim başlatmaya hazırlanıyor ve bu yapının savaşın taraflarından bağımsız olmasına özel bir önem veriyor.