Bağımsız Maden-İş Sendikası, Soma maden faciasının 12. yılı anısına Cengiz Topel Meydanı’nda toplandı ve Beşyol’daki Madenci Anıtı’na yürüyerek hayatını kaybeden 301 madenciyi andı. Yürüyüşte yapılan basın açıklamalarında, işçi hakları, sendikal mücadele ve adalet arayışına dikkat çekildi.
Bağımsız Maden-İş Genel Başkanı Gökay Çakır, yaptığı konuşmada yaşamını yitiren madencilere duyduğu özlemi dile getirerek, “Madenci sınıfında kayıplarımız asla sona ermedi. Sürekli kayıplar veriyoruz. Türkiye’de işçi sınıfı sürekli korkutularak unutturulmaya çalışıldı. Her kaybımızda, arkamızda bir hüzün kalıyor” dedi. Çakır, kayıpların sadece sayılarla değil, aynı zamanda bir aile, bir topluluk olarak hissedildiğini vurguladı.
Çakır, “Eğilmeyeceğiz, bükülmeyeceğiz, ezilmeyeceğiz” diyerek, işçilerin birleşme ve dayanışma gücünü öne çıkardı. İşçi sınıfının birlikteliğini savunan Çakır, sendikalarının mücadelesinin, işçi haklarını korumaya yönelik olduğunu belirtti. “Eğer işçi sınıfı olarak bir araya gelemezsek, kayıplarımız devam edecek. Bizim mücadelemiz, işçilerin korkutulmasına karşı durmak üzerinedir” dedi.
Ayrıca, Bağımsız Maden-İş’in, işçilerin haklarını savunma konusundaki kararlılığını yineledi. “Biz, işçimizin yanındayız. Hiçbir siyasetçinin ya da patronun yanında olmadık ve olmayacağız. Sarı sendikaların işçileri korkuttuğu bu süreçte, biz 301 madencimizin anısını yaşatmak için buradayız” şeklinde konuştu.
Çakır, işçilerin karşısında ceket iliklememeleri gerektiğini, çünkü seçenlerin işçiler olduğunu ve seçilenlerin olmadıklarını hatırlattı. “Bir gün, madencilerin ve işçilerin haklarını savunan yöneticiler olacak” diyen Çakır, bu mücadelede kararlı olduklarını belirtti.
Yürüyüş, adalet arayışının ve madencilerin haklarını savunmanın önemini bir kez daha gözler önüne serdi. Bağımsız Maden-İş Sendikası, bu konudaki kararlılığını ve azmini tüm Türkiye’ye duyurmakta kararlıdır.